Mask Tarihçesi
Untitled Document

  
Untitled Document
Etkinlik Takvimi
Yükleniyor...
Sosyal Ağlar
Menü
Mask Tarihçesi

  Mask Tarihi ;

 Mask, en genel anlamıyla boyalı karton, kumaş, deri veya plastikten yapılan ve çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere yüze geçirilen yapma yüzdür. Ruh bilimi açısından, kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranıştır. Mask, yüzü gizlemek, korumak ya da değişik bir kişiliğe bürünmek amacıyla kullanılır.
 
Mask, Fransızca`daki masqué kelimesinden Türkçe`ye geçmiştir. Ayrıca, İtalyanca`daki maschera, İspanyolca`daki máscara ve Arapça`daki maskara (soytarı, kostüm giymiş kişi) sözcükleri de ilişkili sözcüklerdir ve tüm bunların olası kökeni Latince`de hayalet anlamına gelen mascus veya masca’dır.
Bilinen en eski mask örnekleri 30 bin yıl öncesinden kalmadır. Güney Fransa`da ve Kuzey Afrika`daki mağaraların duvarlarında mask resimlerine rastlanmıştır.

 

Masklar tarihöncesi çağlardan beri tiyatro gösterilerinde, dinsel törenlerde ya da eğlence amacıyla şenliklerde kullanılmıştır. Maskın yanı sıra ona uyan ve tüm vücudu örtecek biçimde giyilen bir giysi, maskın etkisini güçlendirir. Masklar çevreden korunmak ve tanınmamak için de kullanılır. Korunma amacıyla kullanılanlar gaz maskları, cerrah maskları, eskrim, beyzbol ve buz hokeyinde takılan masklardır. Cellatlar, caniler ve soyguncularsa tanınmamak için mask takar.

 

Mask yapımında kullanılan gereçler ülkelere ve kullanım amacına göre değişir. Genellikle ahşap, metal, pişmiş toprak, bez, lif, boynuz, tüy, deri gibi gereçlerle yapılır ve önyüzü çok çeşitli biçimlerde işlenir.

 

14. Yüzyıl`da ortaya çıkan ve günümüzde de hâlâ sürmekte olan Japon No Tiyatrosu`nda oyuncular, ahşaptan yapılmış, boyalı masklar takar. İnce ve ustalıklı bir işçiliğin ürünü olan bu masklar tanrıları, tanrıçaları, insanları, şeytanları ve cinleri simgeler. Bu masklar oyuncuların çeşitli duyguları ve kişilikleri yansıtmasında önemli bir anlatım aracıdır.

 

Eski Yunan`da masklar tiyatro oyunlarının vazgeçilmez bir öğesiydi. Çeşitli biçimlerde boyanmış bez masklar oyuncuların tek bir oyun içinde çeşitli tipleri canlandırmasına yarardı.
Japon ve Eski Yunan tiyatrolarında kullanılan maskların kökeni dinsel inançlara ve törelere dayanır. Masklar bugün dünyanın birçok yöresinde dinsel ayinlerde hâlâ kullanılmaktadır. Güneydoğu Asya ülkelerinde hastalan iyileştirmek için yapılan törenlerde, masklar hastalığa yol açan kötü ruhları simgeler.

Kuzey Amerika Yerlileri`nden Kuvakiyutlar atalarının efsanevi serüvenlerini canlandırdıkları danslarda mask takarlar. Dans sırasında yüzlerindeki maskeyi çıkarıp, bir anda başka bir kişiliğe bürünerek izleyenleri şaşırtırlar. Afrika halklarının çoğu doğaüstü güçleri simgeleyen maskların, insan ve doğa olaylarını etkileyip yönlendirdiğine inanır. Mali Yerlileri`nden Bambaralar ürünün bereketli olması için yapılan ayinlerde antilop kafası biçiminde masklar takar. Liberya`da yaşayan Mendeler`in ergenlik çağındaki çocuklarının erişkinliğe kabul törenlerinde, bu çocukların ormanın ıssız bir köşesinde en korkunç maskı takmış olan kişiye yaklaşabilirle cesaretleri sınanır. Nijerya`da Yorubalar atalarını simgeleyen masklarla köyde dans ederek dolaşır ve atalarına çeşitli yiyecekler sunar. Bu törenin, insanları ruhlar dünyasına yakınlaştırdığına ve atalarının kendilerini kötülüklerden koruduğuna, bereketi artırdığına inanırlar.

 

Masklar cenaze törenlerinde ölen kimsenin yüzünü örtmek için de kullanılır. Eski uygarlıklardan kalma altın, gümüş, tunç ya da taştan yapılmış bu tür masklar bulunmuştur. Kristof Kolomb`un 1492`de Amerika kıtasını keşfetmesinden önce Meksika`da yaşayan Aztekler önemli kişiler öldüğünde ölünün kefeninin üzerine yeşim taşından yontulmuş masklar koyarlardı. Eski Mısır`da Kral Tutanhamon`un altın mumya maskı günümüze ulaşabilen en güzel örneklerdendir.

 

16. ve 17. yüzyıllarda değişik giysiler ve masklarla yapılan danslı eğlenceler Avrupa` da oldukça yaygındı. İlkel dinsel ayinlerden ve geleneklerden kaynaklandığı sanılan bu eğlencelere mask deniyordu. Rönesans döneminde İtalya`da soylular göz kamaştırıcı giysiler ve masklarla saray eğlencelerine katılırdı. Tiyatro oyunlarının da yer aldığı bu gösterilerde hareketli sahne dekorları kullanılır, kral ve kraliçeler için zamanın önde gelen şairlerinin yazdığı övgü dolu şiirler okunurdu. Mask 17. Yüzyıl`da İngiltere`de, sahne tasarımcısı Inigo Jones ve saray şairi Ben Jonson`un katkılarıyla en canlı dönemini yaşadı. Bale, opera ve mim sanatı üzerinde etkili olan bu eğlenceli gösteriler sonraki yıllarda bütün Avrupa ülkelerinde eski önemini yitirdi.

 

Maskların boyutları çok değişiktir, örneğin; Avustralya totem maskları bir insan gövdesini örtecek kadar büyük yapılırken, Inuit kadınları sadece parmaklarına taktıkları masklarla performans sergilemektedir. Dünyadaki bütün bölge ve ülkelerde hem geleneksel tören hem de tiyatro amacıyla kullanılan maskları görmek mümkündür. Pagan inançlarının ortadan kalkmasıyla ritüel masklarda önemli bir azalma olmasına karşın, tiyatral masklar halen çağdaş dramalarda kullanılabilmektedir. Rituel maskları, birçok karakteristik özelliği paylaşma eğiliminde olmasına rağmen  dünya üzerinde çok farklı formları geliştirilmiştir. Bir maskın işlevi büyülü ya da dini olabilir veya tiyatro için bir makyaj biçimi olabilir. Aynı şekilde mask giyen birisi, kılık değiştirerek önemli törenlere başkanlık edebilir ve yetkilerini kullanarak toplum için koruyucu bir hal alabilir. 

 

Masklar, antik dönemde genellikle toplumsal ve geleneksel yarışmalar, törenler, ayinler ve festivallerin tanıdık ve canlı elemanı olarak yer alırdı. Mask normalde vücudu süsleyen kostümlerin bir kostüm parçasıydı ve toplum içinde belirli bir grubun simgesel tasviriydi. Maskların evrensel bir anlamı vardı ve kullanıcılarına kendi gücünü ve sırlarını verdiğine inanılıyordu.
Antik Roma’da persona kelimesi hem mask hem de kişiselleştirilmiş Roma vatandaşlığı anlamına gelirdi.Bir yurttaş atalarının ölüm maskesi sayesinde kendi soyunu hayal yoluyla gösterebilirdi. Bu balmumu kopyalar lararium adı verilen kutsal aile odalarında saklanırdı. Aileye yeni bir bireyin katıldığı veya ölümü gibi durumlarda düzenlenen dini törenler bu maskların gözetimi altında yapılırdı. Cenaze törenlerinde profesyonel aktörler bu maskları giyerek törene katılırlardı. Böylece tek bir mask ile üç kullanım amacı birden yerine getirilirdi; ölüm, tören ve tiyatro. 

 

Masklar,  dünya tiyatro geleneğinde, özellikle batılı olmayan tiyatro formlarında önemli bir rol oynar. Ayrıca çağdaş tiyatronun içinde önemli bir güç olmaya ve kullanım amacına uygun biçimler almaya devam eder. Birçok kültürel gelenekler içinde masklı oyuncu merkezi ve son derece değerli bir kavram olarak görülür. Batılı tiyatro geleneğinde, Yunan ve Romalılara kadar takip edilebilen simgesel bir üslup olarak kabul edilir. Yunan tiyatro maskeleri, büyük gösteriler için tasarlanmış geniş ve açık bir ağız içeriyordu. Ortaçağ Avrupa maskları ise, sır olarak saklanan ve mucizevî yaratıkları tasvir ediyordu. Rönesans döneminde ise; masklar gösterişli ve eğlenceli baloların vazgeçilmez parçasıydı. Commedia dell`arte’nin karakterleri modern palyaço simgesinin atasıydı. Çağdaş batı tiyatrosunda ise; çoğunlukla kukla tiyatrosuyla beraber yer almış ve söz yerine görsel betimlemeler için kullanılmıştır. Masklarla çoşan, heyecanlanan halk eğlencelerinin başında Venedik Festivali gelir. Hıristiyanlık öncesi günlerden miras kalan masklar Venedik Festivali`nin temel figürü olarak kabul edilmektedir.
Aşağıda fotoğrafı görülen taş mask çanak-çömleksiz Neolitik Döneme (MÖ. 7000) ait muhtemelen dünyanın en eski maskesidir. (Paris, Musée de la bible et Terre Sainte )

 

``


 



Untitled Document
Ziyaret Saatleri : 10:00 - 19:00 Müzemiz Pazartesi Günleri Kapalıdır.
Konak Belediyesi İzmir Mask Müzesi © 2011 - 2012 Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım : Sentez Soft